Müdanasız Arabesk

mudanasiz_arabesk

Kendimi şanslı hissediyordum ve Google’a şöyle sordum: “Seks sonrası sarılmak ne anlama gelir?” Karşıma gelen milyonlarca sonuç içinden pek anlamlı bir veri bulamadım. Bu soruyu sana da sorabilirdim ama yanlış̧ anlayabilirdin, aşık falan sanabilirdin beni kendine. Ne münasebet, tipim değilsin, üstelik Google’a bir çok şey sorarım. Mesela geçen gün “bill clinton monica lewinsky puro nasıl” diye sordum ve aynen bu şekilde sordum. Başka bir gün “Delik fobisinin adı nedir?” diye sordum, arama aramayı açtı ve bir baktım ki ağaca dönüşen adamla karşı karşıya kalmışım, sonrasında kusmuğumda boğularak ölmüşüm. Soruyorum, huyum kurusun.

Az önce okuduğum kitapta bazı cümlelerin altını çizdim, bir baktım ki tüm paragrafı çizmişim. Bu çizgilerde nedense seni düşündüm, ben ölürsem ve sen bulursan bu kitabı belki altını çizdiklerimi beni daha iyi anlayabilir, hangi düşüncelerden etkilendiğimi görür, gerçekleşmemiş potansiyelime hayran olur, bundan ilham alıp bir kitap yazar ve bana ithaf edersin diye düşündüm. İyi düşünmüş müyüm?

Dün dışarı çıktığımda senin hep gezdiğin yerlerden geçtim, yavaş adımlar atarak. Bileğim zedelenmişti sanırım. Geçti.

Bir kahve yaptım. Senin sevdiğin gibi şekerli yapmışım, yanlışlıkla. Yanlışlıkla diye bir şey yoktur diyecek oldu biri, hemen yapıştırdım cevabı, dedim ki bir puro bazen sadece bir purodur canım. Dedim.

Yanlışlıkla demişken, eve su söyleyecekken yanlışlıkla seni aradım. Hemen kapatmadım telefonu, ayıp olabilirdi. 23 dakika boyunca konuşmak zorunda kaldım.

Bir fotoğrafın var bende, hiç bakmıyorum.

Duşa girdim ve su kafama değmeden şarkı söylemeye başladım. Cry me a river’ı icra ediyordum, sesimi Dinah Washington’a benzetmeye çalışarak. Olmadı. O halde şarkıyı ben yazmışım da sen dinliyormuşsun ve besteden de güfteden de çok etkilenmişsin ve vokalin bir önemi kalmamış gibi söyledim ve bu durumdan hoşlandım.

Geçen gün bana “Bacım” dedin. Gülmedim.

Üzerine afiyet biraz içiyorum. İçtikçe yanımda olasın istiyorum. Güzel bir rakı arkadaşısın da ondan, birbirimize eski aşklarımızdan ve şu anda hoşlandığımız kişilerden bahsederiz. Diye düşünüyorum.

Yanında biri vardı konserde. Güzel kızdı. Kardeşin mi? Ablan mı?

Aman da ne hoş! Yağmur yağmaya başladı. Şu anda bu yağmurdan nasiplenenlerin akıllarında nelerin ateşlendiğini ve bir bütünlük içerip içermediğini, bunun kolektif bir yapı olup olmadığını merak ediyorum. Düşünsene, aynı yağmur değiyor oramıza buramıza, erojen bölgelerimize. Sana da değdi mi, pantolonun ıslandı mı?

Bir film seyretmeye başlamıştım ki masalsı aşk filan dedi anlatıcı. Derhal kapatırdım ama kapatmadım çünkü bu masalsı aşk kavramı beni çoktan bazı siyası çıkarımlara götürmüştü. Ulusların sevgisizliğine ağladım biraz, başka bir şeye değil.

Yine ablan veya kardeşin veya kuzeninle gördüm seni kamusal bir düzlemde. Neden böyle sımsıkı aile bağlarınız var? Sıpsıkı da olabilir.

Uzaklara dalıp dalıp gidiyorum, üzerine alınma sakın.

Aşık değilim, gözlerimi dinlendiriyorum.

SON

 

FacebookGoogle+Twitter